|
Erciyes Üniversitesi'nden Doç. Dr. İbrahim İkizceli'ye göre kene
ısırmaları daha çok kırsal bölgelerde oluyor. Bu bölgelerde kısa bir süre önce
kuş gribi şüphesiyle binlerce tavuk itlaf edildi. Bu durum kenelerin
çoğalmasında etkili oldu...
Erciyes Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi
Hastanesi Acil Servisine, son 2 ayda, 170 kişinin kene ısırması şikayetiyle
başvurduğu, ancak bu kişilerde Kırım-Kongo kanamalı ateşi hastalığına
rastlanmadığı bildirildi.
EÜ Acil Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr.
İbrahim İkizceli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hastanelerinin acil
servisine, günde ortalama 3 kene ısırması vakasının geldiğini söyledi. Kene
ısırmalarında özelikle son 2 ayda artış olduğunu ifade eden Doç. Dr. İkizceli,
şunları kaydetti:
''Acil servisimize, son iki ayda kene ısırması
şikayetiyle yaklaşık 170 kişi başvurdu. Bunların çoğu hayvancılıkla uğraşan ve
kırsal bölgelerde balık tutan kişilerdi. Bu kişilerden bazıları, genellikle kol
ve bacaklarına yapışan keneleri kendileri çıkarmış. Bazılarını da serviste biz
çıkardık ve öncelikle kanama testi yaptık. Çünkü, Kırım-Kongo kanamalı ateşi
hastalığı, baş ağrısı, ateş ve karın ağrısı gibi şikayetlerle ortaya çıkar ve iç
kanamaya neden olur. Bu tür şikayetleri olmayan bütün hastalara tavsiyelerde
bulunarak taburcu ettik. Bugüne kadar da kene ısırması şikayetiyle bize başvuran
kişilerde hastalığa rastlamadık. Ancak bu kişiler Enfeksiyon Hastalıkları
(İntaniye) Polikliniğinde bir süre rutin kontrollerini
yaptıracaklar.''
Doç. Dr. İkizceli, Kayseri ve yöresinde Kırım-Kongo
kanamalı ateşi hastalığına neden olan türde kene olmadığına dikkat çekerek, bu
nedenle hastalık şüphesi bulunmayan vakalarda bağışıklık çalışması yapılmadığını
belirtti.
Vücuda yapışan kenelerin bilinçsizce çıkarılmaması gerektiğine
işaret eden Doç. Dr. İkizceli, kenenin ilk ısırma anında, vücuttan çekilerek
içeride parça kalmayacak şekilde rahatça çıkarılabileceğini
söyledi.
''PANİĞE KAPILMAYIN''
Doç. Dr.
İkizceli, halkın paniğe kapılmaması, her böcek ısırığının ya da vücuttaki
kızarmanın kene ısırığı olarak düşünülmemesi gerektiğini kaydetti.
Şuuru
kapalı olarak acil servise getirilen bir hastanın yakınlarının verdiği yanlış
bilgilerden Kırım-Kongo kanamalı ateşi hastalığı şüphesi doğduğunu ifade eden
Doç. Dr. İkizceli, şöyle dedi: ''Hastanın şuuru kapalı olduğu için
konuşamıyordu. Sırtında da küçük bir çizik ve kızarma vardı. Yakınlarının
verdiği bilgiler ışığında, Kırım-Kongo kanamalı ateşi hastalığı şüphesi ile
gözleme aldık. Ancak hasta bir süre sonra kendine geldi ve düşerek yaralandığı
ortaya çıktı. Bu nedenle halkımız paniğe kapılmamalı ve kenelerle yaşamayı
öğrenmeli.''
TAVUK İTLAFININ ETKİSİ
Doç.
Dr. İbrahim İkizceli, kuş gribi nedeniyle kırsal bölgelerde binlerce tavuğun
itlaf edildiğini anımsatarak, kenelerin çoğalmasında bunun etkisinin
olabileceğini savundu.
Tavuk, hindi, ördek gibi kümes hayvanlarının kene,
akrep, örümcek gibi böcekleri yediğini belirten Doç. Dr. İkizceli, ''Kene
ısırmaları daha çok kırsal bölgelerde oluyor. Bu bölgelerde bilindiği gibi kısa
bir süre önce kuş gribi şüphesiyle binlerce tavuk itlaf edildi. Kenelerin
çoğalmasında bunun etkili olduğunu düşünmek sanırım yanlış olmaz''
dedi.
KOMPLO
TEORİLERİ
Doç. Dr. İkizceli, dün bazı gazetelerde
yayınlanan ''ölümcül virüsleri taşıyan keneleri İsrail gizli servisi MOSSAD'ın
Türkiye'ye getirdiğine ilişkin komplo teorilerini'' ispatlamanın da tıbbi olarak
mümkün olmadığını söyledi.
Kenelerin göçmen kuşlarla da Türkiye'ye
taşınmış olabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. İkizceli, şöyle
konuştu:
''Bir dönem Çin gribinin ABD tarafından Çin'in ekonomisini
çökertmek için yayıldığı konuşuldu. Hatta grip virüsünün ilk ortaya çıktığı
lokantaya kadar tespit edildi. Ancak bunun ABD tarafından yapıldığı
ispatlanamadı. Bu sadece komplo teorisi olarak kaldı. Kene vakaları da böyledir.
Bu tür komplo teorilerinin ispatı mümkün değildir.''
Kaynak : http://www.yorumla.net/yurtici-haberler/14221-kenelerin-artmasina-sebep-tavuk-itlafi-mi-26-temmuz.html  |