Ana Sayfa   Program Ekleyin  En Yeniler  Editör Kayıt  FORUM  İletişim

 Demokrasi için sorumluluk zamanı

Yorum Yap

Türkiye, tarihinin önemli dönüm noktalarından birini daha yaşıyor. Cumhurbaşkanlığı süreci ile başlayan tartışmalar önceki gece yarısı gelen Genelkurmay açıklamasıyla yeni bir boyut kazandı.

Genelkurmay, Köşk sürecinde sorunun laikliğin tartışılmasına odaklandığını belirterek, endişelerini dile getirdi. hükümet ise görüşlerini Cemil Çiçek aracılığıyla kamuoyuna duyurdu. Açıklamanın muhatabının Hükümet olduğuna dikkat çeken Çiçek, demokratik hukuk devletinde kurumlar arası işleyişin altını çizdi ve sorumluluk çağrısı yaptı.

Genelkurmay'ın internet sitesinden yapılan açıklamanın ardından gözler Başbakan Tayyip Erdoğan'a çevrildi. Sabah saatlerinde Kızılay'ın genel kuruluna katılan Erdoğan, doğrudan bir değerlendirme yapmadı, milletin istikrar zeminine daha çok destek vermesini istedi. "Ülkenin gönül birliği, siyasi birliği ve sosyal dokusu da zaman zaman afetlere, felaketlere maruz kalabiliyor." diyen Erdoğan, milletin afet bekleyen fırsatçılara fırsat tanımadığını vurguladı. Daha sonra Başbakanlık'a geçen Erdoğan, bakanlarıyla durum değerlendirmesi yaptı. Saat 15.00'te basının karşısına geçen Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Genelkurmay açıklamasının üzücü ve hükümete karşı bir tutum olarak algılandığına işaret etti. Çiçek özetle şunları kaydetti:

"Başbakana bağlı bir kurum olan Genelkurmay'ın hükümete karşı bir ifade kullanması demokratik bir hukuk devletinde düşünülemez. Genelkurmay Başkanlığı, hükümetin emrinde, görevleri Anayasa'yla tayin edilmiş bir kurumdur. Genelkurmay başkanı, başbakana karşı sorumludur. Zamanlama manidar. Cumhurbaşkanını seçme sürecinde böyle bir metnin, hem de gece yarısı ortaya çıkması son derece dikkat çekicidir. Yüce yargıyı etkilemeye yönelik bir girişim olarak algılanacaktır. Devletimizin temel değerlerini koruma konusunda birincil görev hükümetindir. Türkiye'nin her sorunu hukuk ve demokrasi içinde çözülecektir. Bunun dışındaki arayışların ülkemize ne kadar zarar verdiği geçmişte acı biçimde tecrübe edilmiştir. Hükümetimizle TSK'yı karşı karşıya getirme çabalarını boşa çıkarmalıyız."


Genelkurmay'ın hükümete karşı bir ifade kullanması düşünülemez

AK Parti hükümeti, Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yayınlanan açıklamaya dün cevap verdi. Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Genelkurmay'ın Başbakan'a bağlı ve hükümetin emrinde bir kurum olduğunu hatırlattı.

 
 

Gece yarısı yayınlanan metnin zamanlamasına dikkat çeken Çiçek, cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde Anayasa Mahkemesi'nin etkilenmek istendiğini kaydetti. Çiçek, hükümetin laikliğe taraf olma konusunda da herkesten daha fazla hassas olduğunu bildirdi. Hükümet ile Genelkurmay'ın karşı karşıya getirilemeyeceğini de vurguladı.

Başbakanlık'ta basın toplantısı düzenleyen Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Genelkurmay açıklamasının 'hükümete karşı bir tutum' olarak algılandığını belirtti. Çiçek, "Kuşkusuz, demokratik düzende bunun düşünülmesi dahi yadırgatıcıdır." dedi. Çiçek, Genelkurmay Başkanlığı'nın sorumluluğuna değinirken, "Başbakanlık'a bağlı bir kurum olan Genelkurmay'ın herhangi bir konuda hükümete karşı bir ifade kullanması düşünülemez. Genelkurmay, hükümetin emrinde, görevleri Anayasa ve ilgili yasalarla tayin edilmiş bir kurumdur." ifadelerini kullandı.

Genelkurmay açıklamasının zamanlamasını 'manidar' olarak değerlendirdiklerine dikkat çeken Hükümet Sözcüsü şöyle konuştu: "Öncelikle devletimizin yüce makamı olan 11. cumhurbaşkanını seçme sürecinde böyle bir metnin, hem de gece yarısı ortaya çıkması son derece dikkat çekicidir. Bunun bu hassas dönemde Anayasa Mahkemesi eksenli tartışmalar yapılırken ortaya çıkması yüce yargıyı etkilemeye yönelik bir girişim olarak algılanacaktır."

Laikliğin zedelendiği iddialarına cevap veren Cemil Çiçek, hükümetin laikliğe herkesten daha fazla taraf olduğunun altını çizdi: "Hükümetimiz, devletimizin Anayasa'nın 1., 2. ve 3. maddelerindeki temel ve vazgeçilmez ortak değerleri, ülkemizin birlik ve bütünlüğü, milletimizin saygınlığı, Türkiye'nin laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olma niteliği konusunda herkesten daha fazla taraf ve hassastır. Cumhuriyetimizin temel niteliklerine, Anayasa ve yasalara aykırı, zaman zaman ortaya konan hiçbir tutum ve davranışı tasvip etmek mümkün değildir."

Aykırı tutumlar karşısında cumhuriyet savcılarının devrede olduğunu kaydeden Çiçek, "Hükümetimizin ve bağlı birimlerin gerek basın yoluyla duyulan, gerekse çeşitli ortamlarda dile getirilen, devletimizin temel değerleri ile çelişen uygulamalar konusunda duyarsız kalması söz konusu olamaz." değerlendirmesini yaptı.

Açıklamadaki ifadeleri üzücü bulduklarını kaydeden Çiçek, şöyle devam etti: "Genelkurmay Başkanlığı ile hükümet ilişkileri bakımından son derece yanlış ifadelerin yer alması üzücü olmuştur. Devletimizin tüm temel kurumlarının bu konularda daha özenli ve dikkatli olması gerektiği, Türkiye'nin güçlenme, modernleşme ve demokratik standartlarını yükseltme sürecinin sağlıklı yürümesi bakımından zorunludur. Aksi halde devletimizin güçlenmesine, ülkemizin huzur ve refahına telafi edilemez zararlar verilmiş olacaktır."

Devletin temel değerlerini koruma konusunda birincil görevin hükümete ait olduğunu vurgulayan Çiçek, şu açıklamalarda bulundu: "Hükümet bu konuda tavizsiz bir şekilde taraf olduğu için, hükümete bağlı tüm kurumların da bu doğrultuda taraf olmaları zaten eşyanın tabiatı gereğidir. Türkiye'nin her sorunu hukuk kuralları ve demokrasi içinde çözülecektir. Aksi bir düşünce ve tutum asla kabul edilemez. Herkese ve her kuruma düşen görev, bu sürecin işlemesini kolaylaştırmaktır. Bunun dışındaki arayışların ülkemize ve milletimize ne kadar zarar verdiği geçmişte yeteri kadar, acı biçimde tecrübe edilmiştir."

Cumhuriyet ve demokrasinin vazgeçilmez ve geri döndürülemez bir kazanım olduğunu anlatan Çiçek, enerjinin iç tartışmalarla tüketilmemesi çağrısında bulundu.

Güven ve istikrarı zedeleyenlerin sorumluluğu yükleneceğinin altını çizen Çiçek, sözlerini şöyle tamamladı: "Türkiye'nin uluslararası toplumda itibarını zedeleyen, çağdaş dünyadaki konumumuza zarar veren, Türk ekonomisinin istikrarını tehdit eden, demokrasiye aykırı ve Türk milletinin vicdanında yara açan davranışlardan tüm sorumluluk sahiplerinin kaçınması gereklidir. Güven ve istikrarı zedeleyenler, ülkemizin ve milletimizin âli menfaatleri bakımından doğuracağı olumsuz sonuçların sorumluluğunu da yükleneceklerini bilmelidirler." Erdal Şen, Ankara


TELEFON GÖRÜŞMESİ TANSİYONU DÜŞÜRDÜ

Başbakan Tayyip Erdoğan dün öğleden sonra Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ı telefonla aradı. Org. Büyükanıt'ın Başbakan Erdoğan'a, hükümete karşı bir tutum içinde olmadığını söylediği öğrenildi. Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek de Erdoğan ile Büyükanıt arasındaki görüşmenin oldukça faydalı geçtiğini ifade etti.


Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt: Hükümete karşı tutumumuz yok

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dün öğleden sonra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ı telefonla aradı. Erdoğan, Büyükanıt'a niye böyle bir açıklama yaptıklarını sordu. Org. Büyükanıt, Başbakan Erdoğan'a, hükümete karşı bir tutum içinde olmadıklarını söyledi. Genelkurmay Başkanı, laiklikle ilgili yöneltilen eleştiriler üzerine bu hususu dile getirme ihtiyacı duyduklarını aktardı. Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek yaptığı açıklamada, Erdoğan'la Büyükanıt arasında yapılan görüşmenin oldukça faydalı geçtiğini ifade etmişti. Başbakanlık Resmi Konutu'nda dün hareketli saatler yaşandı. Başbakan Erdoğan, yaklaşık 20 dakika MİT Müsteşarı Emre Taner'le görüştü. Ardından 10 bakanıyla bir araya geldi. Görüşmelerde, Genelkurmay açıklamasının ne anlama geldiği ve bundan sonraki sürecin nasıl işletileceği ele alındı. Alınan bilgilere göre hükümet, cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karara kadar erken seçimle ilgili adım atmayacak. Ancak Erdoğan'ın AK Parti Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı ve partinin Genel Sekreteri İdris Naim Şahin'i Başbakanlık konutuna çağırarak erken seçim talimatı verdiği bildirildi. Erdal Şen, Ankara


Başbakan Tayyip Erdoğan: Sosyal dokumuzu yaralayanı millet affetmez

Cumhurbaşkanlığı seçimine kilitlenen başkentin gündemine Genelkurmay'ın laiklik açıklaması oturdu. Muhalefet partileri, genel merkezlerinde bildiriyi tartışırken Başbakan Tayyip Erdoğan önce MİT Müsteşarı Emre Taner'le görüştü, ardından Bakanlar Kurulu'nu topladı. Erdoğan, bu hareketliliğin öncesinde ise Türk Kızılayı'nın genel kuruluna katıldı. Başbakan, burada hem muhalefetin Meclis'i boykotu hem de söz konusu açıklama ile ilgili üstü kapalı mesajlar verdi. Siyasal birlik ve sosyal dokunun bazen afete maruz kaldığını belirten Erdoğan, "Kim ki dayanışma ruhumuzu, yardımlaşma ruhumuzu, sosyal dokumuzu yaralama gayretine girerse, buna gölge düşürmeye gayret ederse, milletimiz ve tarih onları affetmez." dedi. Büyük afetlerin her zaman sel ve deprem gibi afetler olmadığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Geçmişte güven ve istikrar zemininin kaybolduğu zamanlarda milletimiz, siyasi felaketlerin ağır bedellerini büyük acılarla ödemiştir. Çok şükür artık milletimiz afet bekleyen, felakete yol açan fırsatçılara fırsat tanımıyor ve tanımayacak." Kızılay Genel Kurulu'nun Türkiye'de dayanışma ruhunu canlandırmaya en çok ihtiyaç duyulan bu günlerde anlam kazandığına işaret eden Erdoğan, "Dayanışma ruhunun sembolü olan Kızılay'ın bu önemli toplantısında, aziz milletimizin istikrar zeminine daha çok destek vermesini istiyorum." ifadesini kullandı. Başbakan şöyle devam etti: "Türkiye'nin bütün dinamikleriyle güçlendiği bir dönemde yaşıyoruz. Cumhuriyetimizin 100. yıl hedeflerine kilitlenmiş bir Türkiye var. Kırdığımız rekorlar sadece ekonomide, kalkınmada değil. Yardımlaşmada, sosyal durumumuzu güçlendirmede de rekor üzerine rekor kırıyoruz. Türkiye'nin dünya ile başarılı ilişkileri sadece dış politikada, diplomaside, ihracatta elde ettiğimiz başarılar değil, aynı zamanda Kızılay eliyle de dünyaya açılıyor, ülkemizin itibarını yükseltiyoruz." Ankara, Zaman


Arınç: Laiklik hepimizin duyarlılığıdır
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Bülent Arınç, Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasını 'doğal' buldu. Gazetecilerin sorularını cevaplayan Arınç, "Türk Silahlı Kuvvetleri, laiklik konusundaki duyarlılığını ifade etmiştir, bu çok doğaldır. Laiklik konusunda hepimizin duyarlılığı var. Bunu çok önemli bir ilke olarak hepimiz biliyoruz. Bu bildiriden benim anladığım mana bu." dedi.
İstanbul, Cihan


[AÇIKLAMAYA TEPKİLER]

AB VE ABD'DEN NET TAVIR: ASKER DEMOKRASİYE SAYGI GÖSTERMELİ
AB, genelde ihtiyatlı yaklaştığı asker-sivil ilişkilerinde dün kuralı bozarak sert bir açıklama yaptı. Genelkurmay Başkanlığı'nın önceki gece yaptığı açıklamasına tepki gösteren AB komiseri Olli Rehn, askerin, demokrasiye saygı göstermesi gerektiğini söyledi. Joost Lagendijk da AB'nin, askerin açıklamasından son derece rahatsız olduğunu vurgulayarak, "Müdahale tamamıyla yakışıksızdır." dedi. ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Dan Fried, Türk demokrasisinin son yıllarda muazzam gelişme kaydettiğini ve ülkenin 1970 ve 80'lere geri dönmeyeceğini söyledi.

MUMCU: REJİM BEKÇİLİĞİ ÜLKEYE HAYIR GETİRMEZ
Anavatan Genel Başkanı Erkan Mumcu, ülkenin açıkça 'bir krizle karşı karşıya olduğunu' savunarak, Türk demokrasisinin yara aldığını söyledi. Çözümün derhal seçime gitmek olduğunu savunan Mumcu, "Ne teatral demokrasi havariliği, ne de kerameti kendinden menkul rejim bekçiliği bu ülkeye hayır getirmeyecektir." dedi. Mumcu, iktidarıyla, muhalefetiyle bütün siyasi partilerin demokrasiye karşı sorumluluklarını hatırlatarak Türkiye'nin kamplar halinde yaşayamayacağını anlattı.

AĞAR: MESELELER SİYASET İÇİNDE ÇÖZÜLMELİ
Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın, Genelkurmay açıklamasına girmeden sivil siyaset ve demokrasi vurgusu yaptı. Ağar, "Türkiye, gelişkin siyasi tecrübesiyle sivil siyaset alanı içerisinde meselelerine çözüm bulma imkanına sahiptir." ifadesini kullandı. DYP lideri, Türkiye'deki kutuplaşmayı, öteden beri savundukları kamplaşmayı reddeden görüşlerinde sabit durduklarını dile getirerek, "Her türlü zorluğu milletin yüksek iradesi içinde aşacağız. Sandık yolu çözüm yoludur." dedi.

GENELKURMAY, HİYERARŞİ DIŞINA ÇIKMAMALI
Genelkurmay açıklamasına aydınlardan da sert tepkiler geldi. Gazeteci yazar Hasan Cemal, hükümetin cevabını demokrasi açısından doğru bulduğunu söyledi. CNN Türk'e konuşan Cemal, hükümetin Genelkurmay Başkanlığı'nın hiyerarşik yapıdaki yerini hatırlattığını kaydetti. Cemal, "Yüksek Mahkeme karar verecek iken böyle bir açıklama, kararı da gölgeleyecek bir durum yarattı." dedi. Mehmet Barlas ise, krizin 12 Mart'a benzetildiğini ifade etti: "Genelkurmay, 12 Mart'ta muhtıra vererek bu cuntanın önüne geçmişti."

121 MİLYAR DOLAR RİSK VAR
Türkiye, siyasi ve ekonomik istikrarla son 20 çeyrekte aralıksız büyürken, kronik enflasyon tek haneli rakamlara indi. İhracatta 100 milyar dolar hedefine yaklaşan iş dünyası, cumhurbaşkanlığı seçimi etrafında başlatılan polemiklerin, elde edilen kazanımları kaybettirecek bir noktaya getirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle reel sektörün 121 milyar doları aşan döviz borcuna dikkat çeken uzmanlar, kurlardaki ani yükselişin önceki krizlerden farklı olarak kamudan önce şirketlerin belini bükeceğini kaydediyor.

DIŞ BASINDA DEMOKRASİ VURGUSU
Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan laiklik açıklaması dünya basınında geniş yankı uyandırdı. İngiliz Financial Times gazetesi Türk ordusunun, seçimleri endişeyle izlediğini yazarak, "Türkiye'nin güçlü ordusu, dramatik bir müdahalede bulundu." yorumunu yaptı. Gelişmeyi, "Ordu hemen sesini yükseltmeye başladı" başlığıyla veren diğer bir İngiliz gazetesi Times da Genelkurmay'ın açıklamasıyla birlikte cumhurbaşkanlığı tartışmalarının iyice alevlendiği yorumunda bulundu. Dünyaca ünlü Amerikan haber kanalı CNN de Genelkurmay Başkanlığı açıklamasının ardından AB yetkililerinin Türkiye'ye demokrasi vurgusu yaptığını belirtti. BBC ise konuyu internet sayfasında gün boyunca manşetten duyururken AB'nin politikaya müdahale etmemesi için Türk ordusunu uyardığına dikkat çekti

 

Kaynak : http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=533380

 

Ekleme Tarihi  :  29.04.2007

Bu yazı  89 kez okundu.

Yazar   :   admin

Kategori   :

 Siyaset
Bu Makale Hakkında Yorum Yapmak İçin Taklayın
toplam 0 adet yorum yapılmış

 

Diğer Makaleler

 Erkeklerin Kadınlardan ricaları

 Şeyh Edebalinin OĞUL Nasihati

 Meşhur Türk Yalanları

 Aşkı Sağlam Tutmak için 99 Öğüt

 Türk Ölçü Birimleri (+18 Yaş)

 Çöp dökmek Tehlikelidir!!

 Türk Amerikan Farkı

 Anlat Dedi Tanrı

 Aşık OLMADAN önce Mutlaka OKUYUN!!!

 KPDS Kamu Personeli Delirtme Sınavı

 Kendine İyi Bak

 Sarıkamış’ta 120 çocuğun hikayesi film oldu

 "Çarşaflı stand-up"çı size uyar mı?

 Bunların en Az 15 i bende var Sizde Kaçı var

 Dijital Atasözleri

 İlginç Yazılı Soruları ve İlginç Yazılı Cevapları

 Bilgin Dediğin Böyle Olur

 Zamanın Birinde

 Kız Sen Ne Yaptın Öyle

 Google Yeni Page Rank ve Arama Algoritması Orion

  Sayfa -- 1 2 3 4 5 6--

.
   

.

Demokrasi için sorumluluk zamanı ile ilgili makale Siyaset Kategorisi -

Demokrasi için sorumluluk zamanı başlıklı makaleyi mutlaka okuyun. Demokrasi için sorumluluk zamanı haber hakkında yorum bırakın Siyaset içerik ekleyin

 
Copyright © Firmatik Yazılım, 2006-2008. Her Hakkı Saklıdır
| Ana Sayfa | Firmatik Hakkında | Teknik Destek |  Bize Yazın | Yardım

| Arananlar |Site Haritası |Sende Takıl

p